Köyceğiz Kaldırımın Sahibi Kim? Bir Ağaç Dibinin ve Yıkık Vicdanların Hikayesi

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:
Köyceğiz Kaldırımın Sahibi Kim? Bir Ağaç Dibinin ve Yıkık Vicdanların Hikayesi

Köyceğiz’in sakin sokaklarında, yanınızda yaşlı, kendi halinde, yavaş adımlarla yürüyen bir canla dolaşmak... Aslında huzur verici olması gereken bu an, nasıl oluyor da bir savaş meydanına dönüyor?

​Geçtiğimiz gün, rutin bir yürüyüş sırasında yaşadığım olay, aslında bu şehrin ve hatta bu çağın en büyük yarasına parmak bastı. Köşebaşındaki ağaçların, sanki tapulu malıymışçasına "korunduğu" bir ev, bahçesindeki bir canlıya tahammül edemeyen bir insan ve o insanın gözlerinde biriken o bitmek bilmeyen öfke…

​"Öbür Dünyaya Mı Götüreceksin?"

​Köpeğin sadece ağaca yaklaşmasıyla başlayan o kaba saba bağırmalar, "Bahçeme pisliyor!" diye yükselen o hiddetli ses... Karşısında durup şunu sormaktan başka çare kalmıyor: “Burası sadece sizin mi? Bu ağaçlar, bu yol, bu toprak... Öbür dünyaya mı götüreceksiniz?”

​İşte asıl mesele burada başlıyor. Bizler, birer kiracısı olduğumuz bu dünyayı, sanki ilelebet sahibiymişiz gibi sahipleniyoruz. Bir ağacın dibine yaklaşan bir hayvana bile tahammül edemeyecek kadar "kötücül" bir noktaya nasıl geldik?

​Vicdanın Sınırları

​O an hissettiğim tek şey, o kişinin gözlerinde sadece bir "hayvan korkusu" değil, büyük bir vicdan erozyonu olduğuydu. "Allah yüzünüzün rabbiyesini silmiş" derken, aslında kastettiğim tam olarak buydu. Bir canlıya gösterilen şefkat, bir insanın kalbindeki ışığı belirler. Hayvanlara batmaya başlayan bir ruh, aslında kendi insanlığından da yavaş yavaş vazgeçiyor demektir.

​Her gün, kapısının önünden geçerken dik dik bakan, laf etmeye yer arayan, nefret kusmak için bahane bekleyen o bakışlar... Bu sadece bir köpek tartışması değil; bu, sokaklara, huzura ve birbirimize duyduğumuz tahammülün tükendiği bir “tahammülsüzlük sınavı.”

​Sokaklar Kimin?

​Sokaklar, kaldırımlar, ağaç dipleri sadece bizim değil. Onlar, bizimle birlikte bu dünyayı paylaşan, bizden hiçbir şey talep etmeyen, sadece biraz yaşam alanı arayan o sessiz canların. Eğer bir köpek bir ağaç dibine yaklaştı diye "dünyası yıkılan" insanlar varsa, emin olun asıl sorun o köpek değil; o insanın kendi içine sığdıramadığı öfkesidir.

​Köyceğiz’in güzelliği, beton duvarlarımızı korumakla değil, o duvarların dışındaki yaşamı şefkatle kucaklamakla ölçülür. Lütfen, nefretinizle sokağın huzurunu bozmayın. Çünkü dünya, sadece sizin etrafınızda dönmüyor.

Son Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız