Çatımızdaki Turuncu Melek: Cipsy
Bazen hayatın en güzel sürprizleri kapıdan değil, çatıdan gelir. Bazı canlılar vardır, size ait olmak için izin istemezler; doğrudan kalbinizin orta yerine "anahtarlarını vurup" yerleşirler. İşte bizim Cipsy, tam da böyle bir hikayenin kahramanı.
O, sıradan bir kedi değil; o bizim evin çatı katındaki ninja koruyucusu, gökyüzüne en yakın nöbetçimiz. Turuncu-beyaz tüyleriyle kiremitlerin üzerinde adeta bir güneş ışığı gibi süzülürken, o masum ve kırılgan bakışlarının ardında dev bir aslan yüreği taşıyor.
"Sahibim Sensin!" Diyen Bir Kararlılık
Cipsy'nin hikayesini özel kılan, onun bizi seçmiş olması. Hayatın tüm zorluklarına, dışarının sert rüzgarlarına rağmen vazgeçmeden kapımıza (ve çatımıza!) gelmesi, "Ben geldim ve artık buradayım," deyişindeki o sarsılmaz irade... Bir kedi düşünün ki; size muhtaç gibi görünürken aslında her an yanınızda durarak size destek olan, koruyucu bir meleğe dönüşsün.
Masumiyet ve Cesaretin Buluşması
Onun bakışlarında hüzünlü bir masumiyet var, evet. Ama o kiremitlerin üzerinde yürürken sergilediği o mağrur duruş, bize dayanıklılığı öğretiyor. Cipsy, zorluklardan kaçmak yerine sevdiği insanların yanına sığınmayı, ama sığınırken bile o evi korumayı seçen bir ruh.
O, çatımızda olduğu sürece biliyoruz ki; sevgi her türlü engeli aşar ve en masum gözler, aslında en güçlü kalpleri taşır.
İyi ki geldin Cipsy, iyi ki anahtarını bizim kalbimize vurdun.
