Yenimahalle Sessiz Bir Gidiş: Tekila'ya Veda...
Sözlerimi seçemiyorum…
Bugün 4 Haziran, yarın ise benim doğum günüm... Ama ne doğum günü kutlayacak gücüm var ne de içimde bir sevinç.
Sabah uyandığımda, çok sevdiğim kedim Tekila’yı kaybettim. Ölümünün neyden kaynaklandığını tam olarak bilmiyorum ama karnında bir kesik vardı; adeta patlamış bir haldeydi. Onun o can havliyle bizim garaja doğru gelmeye çalıştığını düşündükçe içim çok acıyor. Zaten bir gözü dikişliydi, görmüyordu; diğeri ise kısırlaştırılmıştı. Aslında uzun zamandır onda yolunda gitmeyen bir şeyler hissediyordum. Birkaç gündür göremiyordum, buralardadır diye düşünmüştüm ama sabah onu o halde buldum. "Keşke gece dışarı çıksaydım, akşam buralara baksaydım" dedim kendi kendime... Muhtemelen bir araba çarptı ve o haliyle buraya kadar gelmeye çalıştı diye düşünüyorum; ama nasıl oldu, ne oldu bilmiyorum.
Daha ne kadar böyle acı şeyler göreceğim, onu da bilmiyorum. İçim yanıyor. Tek bildiğim şey; hayatınıza bir canlı giriyor ve sonra sessiz, sakin bir şekilde gidiyor. Bugün bunu paylaşıyorum çünkü çok üzgünüm. Onu hiçbir zaman unutmayacağım.
Onu; en çok sevdiği, sürekli oturduğu, yattığı ve uzandığı o güzel yere, yolun köşesindeki zakkum ağacının dibine gömdüm. Umarım onunla diğer dünyada tekrar buluşurum…
Seni çok seviyorum Tekila…