Köyceğiz Sokağındaki En Değerli Komşularımız: Ayrılmaz Üç Kardeş
Bazı komşular vardır; aidat istemezler, gürültü yapmazlar, sadece bir kap mama ve bir tutam sevgiyle dünyanın en mutlu insanı olmanızı sağlarlar. Benim en değerli komşularım ise mahallemizin o meşhur üç kardeşi. Onlar, sokağımıza renk veren, her gün geçtiğimiz o yolları birer tabloya dönüştüren mahallenin asıl sahipleri.
Bambaşka Ruhlar, Tek Bir Yürek
Resimlerine baktığınızda her birinin farklı bir karakteri olduğunu hemen anlıyorsunuz. Biri daha mesafeli ve vakur, diğeri biraz daha meraklı, öbürü ise belki de grubun en oyuncusu... Ama onları özel kılan sadece farklılıkları değil, birbirlerine olan sarsılmaz bağlılıkları.
Yabani bir annenin yavruları olarak dünyaya gözlerini açmış olsalar da, hayata karşı omuz omuza durmayı çok erken öğrenmişler. Ne zaman baksam, birbirlerine dayanmış, bir yumak olmuş uyurken görüyorum onları. Sanki "Dünya ne kadar soğuk olursa olsun, biz birbirimize yettiğimiz sürece hep sıcak kalacağız" diyorlar.
Görünmeyince Eksilen Bir Şeyler
Onlar benim için sadece "sokak hayvanı" değil; her sabah penceremden selamladığım, görmediğim zaman içimi bir endişenin kapladığı gerçek dostlarım. Eğer o köşede o üçlü yumağı göremezsem, sokağın rengi soluyor, mahallenin neşesi kaçıyor.
Sokakları sadece binalar değil, bu masum canların varlığı ve aralarındaki o muazzam dayanışma güzelleştiriyor. Onlar birbirlerini hiç bırakmadılar; biz de onları bırakmayalım. Çünkü bu dünyada karşılıksız sevginin ve sadakatin en saf halini bize onlar öğretiyor.
Sahi, sizin sokağınızın rengi hangi tüyden, hangi patiden geliyor?
