KÖYCEĞİZ PROSEDÜR CAN ALIYOR
Tabeladaki Rakamlar mı, Topraktaki Canlar mı?
Köyceğiz Yenimahalle’de Hız Sınırı: 30 km/s, Vicdan Sınırı: Yok Köyceğiz’in sakin sokaklarından biri olan Yenimahalle Caddesi... Yolun kenarında bir tabela duruyor: Üzerinde kırmızı halka içinde "30" yazıyor. Bu rakam, o mahallede yaşayan çocuklar, sabah yürüyüşüne çıkan yaşlılar ve mahallenin asıl sahipleri olan patili dostlarımız için verilmiş bir "yaşam sözü" olmalıydı. Ancak bu tabela, bugün sadece bir metal yığınından ibaret. Gerçekte ise o asfalttan yükselen tek şey, aşırı hızın geride bıraktığı ölüm sessizliği ve bir hayvanseverin toprağa kazdığı mezarların kederi.
Görünmez Kurbanlar ve Çöp Poşetine Sığdırılan Hayatlar
Modern insan, hız tutkusunu tatmin ederken çevresindeki yaşamı birer "engel" olarak görmeye başladı. Yenimahalle’de yaşananlar tam da bu: Bir aracın çarpıp geçtiği o can, birinin evladı, birinin sadık dostu ya da sadece doğanın bir parçasıyken; çarpan kişi için sadece bir "sarsıntı" veya "zaman kaybı" haline gelmiş durumda.
En acı verici olanı ise, bu trajedinin üzerini örtme biçimimiz. Bir canlıyı, cansız bir atık gibi çöp konteynerine fırlatıp atmak, sadece o hayvana değil, insanlık onuruna da ihanettir. Çöp poşetine sığdırılmaya çalışılan şey bir kedi ölüsü değil, o sürücünün vicdanıdır. Koku yayılmasın diye saklanan o bedenler, aslında toplumun çürümüşlüğünü haykırıyor.
Sorumlu Kim?
Bir kedi veya köpek yolda can verdiğinde, sorumluluk zinciri oldukça uzundur:
Hız sınırına uymayan sürücü: Yasayı çiğneyen ve can alan asıl faildir.
Denetimsiz mekanizmalar: Tabelayı oraya dikip, takibini yapmayan yetkililerdir.
Görmezden gelen komşu: "Benim köpeğim değil" diyerek başını çeviren her bireydir.
Çözüm: Asfalta Değil, Kalbe Kasist
Bu durum sadece yeni tabelalarla veya cezalarla düzelmez. Çözüm, o asfaltın üzerine sadece boya ile değil, fiziki engellerle (hız kesici kasistler, daraltılmış yollar) müdahale edilmesinden geçer. Ancak en büyük "kasis", insanın kendi vicdanına kuracağı engeldir.
Burada Sadece Öğrenciler Değil, 'Can'lar Yaşıyor!"
Yenimahalle’de Bir Kasisin Maliyeti Bir Candan Daha mı Değerli?
Köyceğiz Yenimahalle sakinleri olarak aylardır bir feryat yükseltiyoruz: "Hız sınırına uydurun, bir kasis yapın!" Alınan cevap ise vicdanları yaralıyor: “Burası okul yolu değil, kasis yapılamaz.”
Bu cevap, aslında şu anlama geliyor: “Burada ölen bir kedi, bir köpek ya da bir canlı, bizim prosedürlerimize göre 'yeterince önemli' değildir.”
Nefes Alan Her Şey Değerlidir
Bir canlının yaşam hakkı, Milli Eğitim Bakanlığı’nın kayıtlarına göre mi belirleniyor? O sokakta her gün karşıdan karşıya geçen, Patili dostlarımız evimizin neşesi olan hayvanlar, mahallenin sessiz sakinleri olan kediler "can" taşımıyor mu? Şikayetlerimize rağmen "prosedür" duvarına çarpmak, toprağa gömdüğümüz her hayvanda bizleri bir kez daha öldürüyor.
Mahalleli Soruyor: Ölüm İçin Randevu mu Alınmalı?
Bir sokağa güvenlik önlemi alınması için illa ki bir "insan" trajedisi mi yaşanması gerekiyor? Hayvanların cansız bedenlerini çöpe atan zihniyetle, "okul yolu değil" diyerek kasis yapmayan bürokrasi aslında aynı kapıya çıkıyor: Yaşama karşı duyarsızlık.
Yenimahalle sakinleri olarak bizler;
Sadece öğrencilerin değil, her nefes alanın korunmasını istiyoruz.
Hız sınırının sadece tabelada değil, asfaltta (kasislerle) uygulanmasını istiyoruz.
Sokaklarımızın "hız pisti" değil, "yaşam alanı" olarak kalmasını talep ediyoruz.
Bu yol sadece otomobillere ait değildir; bu yol patilere, çocuklara, yaşlılara ve doğaya aittir. Bir kasis yapmak bu kadar zor, bir canı geri getirmek ise imkansızdır.