Köyceğiz’de Zamanın Ruhu: Görücü Usulü Tadilat ve 'Sonra Gel' Doktrini
İstanbul’un keşmekeşinden, egzoz dumanından ve saniyelerle yarışan hayatından kaçıp Köyceğiz’in huzurlu kollarına kendimizi bıraktık. Ama bir şeyi hesaba katmadık: Burada saatler yelkovanı değil, esnafın keyfini takip ediyor.
Eğer bir gün yolunuz buradaki bir ustaya düşerse, kendinizi bir tamir sürecinde değil, daha çok "görücü usulü bir tanışma merasiminde" bulabilirsiniz. Usta gelir, mutfağa şöyle bir bakar, sanki kız istemeye gelmiş gibi "Hımm, buna bir bakmak lazım hanım kızım" der, çayını içer ve en kritik cümleyi kurar: "Biz bir ara yine geliriz."
O Meşhur "Sonra" Ne Zaman?
Köyceğiz sözlüğünde "sonra" kelimesi, ucu bucağı olmayan bir zaman dilimidir. Yarın olabilir, haftaya olabilir ya da esnafın canı o gün balığa çıkmak isterse, bir sonraki dolunaya kalabilir. İşin kötüsü, usta bir işi bitirmeden diğerine geçerken aslında size sadakatsizlik yapmıyor; o sadece sevgisini ve ustalığını tüm Köyceğiz’e eşit dağıtmaya çalışıyor!
Görücü Usulü Usta Çağırmak
Bir usta çağırmak için önce referans zinciri kurmanız gerekir. Komşu Fatma Teyze’nin tanıdığı, bakkal amcanın yeğeni, berberin askerlik arkadaşı... Herkes bir öneri sunar, herkes "en iyisini" bilir. Sonuç? Evde beş farklı usta, beş farklı fikir ve hala akmaya devam eden bir musluk.
Müşterinin Bitmeyen İmtihanı
Biz şehirli alışkanlıklarıyla "Hadi bugün bitsin, parasını verelim, yolumuza bakalım" diyoruz. Köyceğiz esnafı ise bilgece gülümsüyor: "Nereye yetişiyorsun evladım, göl orada duruyor, dağ orada..." Haklılar belki ama mutfak dolabı yarıda kalmışken o gölün manzarası pek de huzur vermiyor.
Netice-i kelam; Köyceğiz’de iş yaptırmak, sabır testinden geçmek demektir. Eğer ustanız işin ortasında "Bir kahve içip geleyim" deyip üç gün dönmezse şaşırmayın. Burası Köyceğiz; burada işler bitmez, sadece bir süreliğine "sonraya" ertelenir.
Şimdilik bu kadar, devamını... Sonra yazarız!