Köyceğiz De Zindan Adası'nda Bir Masal: Nostalji ve Eğlencenin Dansı

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:
Köyceğiz De Zindan Adası'nda Bir Masal: Nostalji ve Eğlencenin Dansı

Köyceğiz dendiğinde akla gelen "dinginlik, huzur, kuş sesleri" kavramlarını tamamen rafa kaldırıyoruz. Çünkü Zindan Adası'na lunaparkı kurduğumuz an, fizik kurallarını ve bölge halkının tansiyonunu aynı anda zorluyoruz.

​Hayal edin; elinde bastonuyla sahil yolunda ağır ağır yürüyen amcamız, tam derin bir "Ah nerede o eski günler" iç geçirmesi yapacakken, yanından 120 km hızla geçen bir hız treni (roller coaster) çığlıkları eşliğinde geçiyor. O nostaljik faytonun yanından vızır vızır geçen çarpışan otolar mı dersin, pamuk şekerine konmaya çalışan göl martıları mı? Tam bir "Inception" (Başlangıç) filmi tadında rüya içinde rüya.

​Lunaparklı Zindan Adası'nda Günlük Hayat

​Eğer bu proje gerçek olsaydı, karşılaşacağımız bazı "ufak" pürüzler olurdu:

  • Zindan İsminin Hakkı: Ada, adına yakışır şekilde gerçekten bir "zindan"a dönüşürdü. Neden? Çünkü bir kere bilet alıp gondola bindin mi, gölün ortasından kaçışın yok! İnmek istesen de inemezsin, o gondol bir tur daha atacak, kaçarı yok.
  • Ses Kirliliği vs. Doğa: Normalde göl kenarında duyduğunuz tek ses suyun şıpırtısı ve ağustos böcekleri olurdu. Şimdi ise arka fonda sürekli bir "Biiip biiip!" kornası ve çarpışan otolara binen teyzelerin "Yavaş gitsene bey!" bağırtıları yükselirdi.
  • Turistik Fotoğraf Çelişkisi: İlk fotoğraftaki o zarif, tarihi kıyafetli beyefendi ve hanımefendinin yanından, elinde kocaman bir "mısır patlağı" ve kafasında komik bir şapkayla geçen turistleri düşünün. Sanat tarihi ile 3. sınıf çizgi film estetiğinin müthiş uyumu!
  • Göl Balıklarının Şaşkınlığı: Muhtemelen göldeki balıklar, lunapark ışıklarından ve hız treninin yarattığı titreşimden dolayı evrim geçirip daha hızlı yüzmeye başlardı.

​Köyceğiz halkının o "geleni geçeni selamlayan" sakinliği ile lunaparkın "vurdulu kırdılı" enerjisi birleşince, ortaya çıkan tablo büyük ihtimalle dünyanın en absürt ama en eğlenceli tatil noktası olurdu. Ama dürüst olalım; Zindan Adası'nın o ıssız ve gizemli çekiciliği, dönme dolap ışıklarından çok daha havalı. Yine de, bir akşamüstü göl kenarında pamuk şeker yemek de fena fikir değilmiş hani! :)

Son Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız