Hayatın İçinde misiniz, Yoksa Dışında mı?

YAYINLAMA:
Hayatın İçinde misiniz, Yoksa Dışında mı?

Son zamanlarda ilginç bir çağda yaşıyoruz. Sanki görünmez bir yarış başlamış. Yarışın adı da “En Çok Ben Biliyorum Olimpiyatları.”

Herkes uzman... Herkes haklı... Herkes kusursuz... Ama iş "Özür dilerim." demeye gelince ortalık sessizliğe bürünüyor. O iki sihirli kelime, sanki dünyanın en pahalı cümlesi olmuş.

Kalp kırmak ise bedava. Üstelik kampanyalı!

Sosyolojik açıdan baktığımızda, giderek "ben merkezli" bir toplum hâline geliyoruz. Empati, birçok insanın telefonunda yüklü olmayan bir uygulama gibi... Kimse indirmiyor, kullanan da güncelleme yapmıyor.

Etrafınıza dikkatlice bakın.

Bir kısmı siz konuşurken sizi dinlemiyor; sadece kendi konuşma sırasını bekliyor. Sohbet değil adeta kişisel basın toplantısı…

Bir başkası mal varlığını anlatıyor. Diğeri başarılarını. Öteki, hiç yaşanmamış mükemmel hayatını... Sosyal medya filtreleri yetmemiş olacak ki gerçek hayata da filtreyle çıkıyorlar.

Bir de en sevdiğim karakter var: Yüzünüze güler, arkanızdan sizin hakkınızda doktora tezi yazar. Üstelik kaynakça da oldukça geniştir!

Sonra dönüp kendi kendime soruyorum:

“Biz ne ara böyle olduk?”

Ne zaman başkasının başarısını alkışlamak yerine kıskanmaya başladık? Ne zaman nezaket zayıflık, kibarlık ise saflık olarak görülmeye başlandı?

Oysa karakter; gösterilen değil, yaşanandır.

Küçük bir tavsiye…

Bir duruşunuz olsun. Her rüzgâr estiğinde yön değiştiren yaprak olmayın. Kendinize ait fikirleriniz, zevkleriniz, hedefleriniz olsun. Herkese benzemeye çalışmayın. Çünkü dünyada sizden bir tane daha yok.

Kendinizi geliştirin. Her gün kendinize küçük de olsa bir yatırım yapın. Bir sayfa kitap okuyun, yeni bir şey öğrenin, bir insana iyilik yapın ya da sadece bir kalbi incitmemeye çalışın. İnanın, bunlar en değerli yatırımlardır.

Ve en önemlisi…

Kendinizi sevin.

Hayat bazen istediğiniz kapıyı bugün açmaz. Ama bu, yarın başka bir kapının açılmayacağı anlamına gelmez. Umudun modası hiçbir zaman geçmez.

Hayatın dışında kalmayın.

Karışın, üretin, gülün, hata yapın, yeniden deneyin. Pes edip kendinizi hayattan soyutlamayın. Çünkü hayat; tribünden izlenecek bir maç değil, bizzat içinde oynanacak bir oyundur.

Unutmayın…

İyi insanlar hâlâ var.

Yeter ki siz de onlardan biri olmaktan vazgeçmeyin.

Son Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız