Köyceğiz’in Geleceği: Bir Çocuk, Bir Pati, Bir Vicdan
Köyceğiz’de yaşamanın en güzel yanı, doğayla ve canlarla iç içe olmaktır. Sabahları göl kenarında yürürken, çarşıda esnafımızla selamlaşırken kapı önlerindeki o masum dostlarımızı görmeden geçmeyiz. Ancak bugün meseleye biraz daha derinden, evlerimizin içinden, yani çocuklarımızın kalbinden bakmak istiyorum.
Biz Köyceğizliler toprağı biliriz, fidan dikmeyi biliriz. Peki, bir çocuğun ruhuna "merhamet fidanı" dikmenin en kestirme yolu nedir? Hiç şüphesiz, ona bir can yoldaşı sorumluluğu vermektir.
Evin "Dört Ayaklı" Küçük Ortağı
Çoğu anne baba haklı olarak çekiniyor; "Tüyü olur, bakımı zor olur, ev kirlenir..." diyor. Ama madalyonun diğer yüzünde paha biçilemez bir kazanç var. Bir evcil hayvan sahiplenmek, sadece eve bir canlı almak değil, çocuğunuza hayatın provasını yaptırmaktır.
Ekrandan Toprağa, Canlıya Dönüş: Çocuklarımızın ellerinden tabletlerin, telefonların düşmediği bu devirde; bir köpeğin mamasını koymak, bir kedinin suyunu tazelemek onları sanal dünyadan koparıp gerçek hayata bağlar.
Zarar Vermeyi Bilmeyen Nesiller: Bir hayvanla büyüyen çocuk, "canın yanması" ne demektir bilir. Bir patinin incinmesine üzülen, bir canlının açlığına içi sızlayan çocuk; yarın büyüdüğünde ne bir insana el kaldırır, ne de bir ağacı dalından koparır. O çocuktan kimseye zarar gelmez.
Sorumluluk Bilinci: "O sana emanet" dediğinizde, çocuk kendi dışında bir hayatın sorumluluğunu almayı öğrenir. Bu, okulda ders kitaplarından öğrenilemeyecek kadar kıymetli bir disiplindir.
Bizim Sokaklarımız, Bizim Çocuklarımız
Köyceğiz’in o meşhur yağmurlarında dışarıdaki canları düşünen, soğukta içi cız eden bir çocuk yetiştirmek; ona en iyi diplomayı vermekten daha değerlidir. Çünkü merhametli çocuk, adil yetişkin demektir.
Sokaklarımızda, barınağımızda sevgiye muhtaç o kadar çok "evlat" var ki... Onlardan birini sahiplenmek, evinize sadece neşe getirmekle kalmaz; çocuğunuzun karakterini sabırla, empatiyle ve sevgiyle ilmek ilmek işler.
Gelin, Bir Kapı Açalım
Kıymetli komşularım, gelin bu pencereden bakalım. Evimizin bir çocuğu daha olsun istemez miyiz? Bir pati sesi, bir çocuğun kahkahasına karışsın. İnanın, o minik dostlarımızın eve kattığı bereket ve çocuklara öğrettiği insanlık dersi, her türlü zahmetin çok üzerindedir.
Unutmayalım; bir canı incitmekten korkarak büyüyen her çocuk, Köyceğiz’in ve dünyanın gelecekteki en büyük güvencesidir.
Küçük Bir Not ve Çağrı: Köyceğiz Barınağı
Yazımda barınaklardan bahsettim, bu vesileyle Köyceğiz Belediyesi Hayvan Barınağı'nı da anmadan geçmeyelim. Barınağımız, sadece bir "hayvan oteli" değil, aslında bir umut kapısı. Buradaki canlar, sevgiye, ilgiye ve en önemlisi sıcak bir yuvaya muhtaçlar.
Siz de bu güzel ilçede, bu merhamet medeniyetine bir tuğla koymak istemez misiniz? Barınağımızı ziyaret edip, belki de aradığınız o "dört ayaklı evlat" ile orada tanışabilirsiniz. Sahiplenmek mümkün değilse bile, bir kap mama, bir battaniye ya da en basitinden bir baş okşama bile onların dünyasında dağlar kadar fark yaratacaktır.
Köyceğiz Barınağı'nı ziyaret etmek için barınağın açık olduğu saatlerde belediyemizden ya da doğrudan barınak yetkililerinden bilgi alabilirsiniz. Unutmayın, merhamet paylaşınca çoğalır.
Umarım bu yazı, Köyceğiz'de hem çocuklarımız hem de can dostlarımız için güzel bir değişimin başlangıcı olur.