Varoluşun Matematiği
İnsan kelimesi, kökeninde derin bir anlam taşır. “İns” giriş, başlangıç demektir; “an” ise içinde bulunduğumuz zamandır. Bu iki kavram birleştiğinde insan; bulunduğu alana, zamana ve yaşama giriş yapan, orada var olan bilinçli bir varlık hâline gelir. Yani insan, yalnızca yaşayan değil; bulunduğu ana dâhil olan, onunla temas eden ve ondan etkilenen bir varoluştur.
Varoluş dediğimiz kavram tam da burada anlam kazanır. Var olmak, insanın evrenle uyumlanma sürecidir. Başka bir ifadeyle insan, inisiye olmaya gelen bir varlıktır. Bu uyum sağlanabildiğinde yaşam akışkan ve dengeli ilerler; uyum bozulduğunda ise sebebini çoğu zaman adlandıramadığımız döngüler ve yoğun duygu durumları ortaya çıkar. Öfke, kırgınlık, üzüntü, hayal kırıklığı ve benzeri duygular, iç dengemizin sarsıldığının habercisidir.
Oysa yaşananı, içinde bulunduğumuz anı ve durumu kabul ettiğimizde başka bir eşikten geçeriz. Bu eşik, inisiyasyon dediğimiz içsel dönüşüm alanıdır. Kabul ile birlikte sakinleşir, içimizdeki değişimi fark eder ve bu değişimi avantaja dönüştürme imkânı buluruz. Artık aynı yerden bakmayız; bakış açımız değişmiştir. İşte bu noktada tecrübe, ustalık ve bilgelik kavramları devreye girer. Ne yapmamız gerektiğini, nasıl davranacağımızı bilir; çoğu zaman farkında olmadan, bazen de bilinçli şekilde başkalarına rehberlik ederiz.
Evrenin işleyişi rastlantısal değildir. Kâinatın dili matematikseldir. Kadim öğretilerde sıkça ifade edildiği gibi insan küçük bir kâinattır; evrende ne varsa insan bedeninde ve bilincinde de onun yansıması vardır. Bu sistemde bir milimlik sapma bile bütün düzeni etkiler, farklı bir alana kayışa sebep olur. Bilim insanları ve matematikçiler, uzun yıllara yayılan çalışmalarında bu kusursuz düzeni ve denge yasasını defalarca ortaya koymuşlardır.
İşte tam bu noktada, insanın bu matematiksel ve evrensel düzen içindeki yerini anlamamıza yardımcı olan kadim bir bilgi alanı karşımıza çıkar: Nümeroloji.
Sayılar, yalnızca hesaplama aracı değil; varoluşun ritmini, insanın potansiyelini ve yaşam döngülerini anlatan evrensel bir dildir.İnsanın evrenle olan uyumunu, içsel dengesini ve yaşam döngülerini anlamamıza yardımcı olan kadim bir bilgi alanı karşımıza çıkar:
Nümeroloji.
Nümeroloji, sayıların sembolik ve matematiksel dili üzerinden insanın varoluş haritasını okumaya imkân tanır. Doğum tarihi, isim ve yaşam döngüleri; insanın karakter yapısını, potansiyellerini, zorlanma alanlarını ve dönüşüm eşiklerini anlatan birer anahtar hâline gelir.
İkra Sultan Samut
