7464 Sayılı Yasa ve Muhafazakâr Ailelerin Elinden Alınan Tatil Hakkı
7464 Sayılı Yasa ve Muhafazakâr Ailelerin Elinden Alınan Tatil Hakkı
Kamuoyunda “Airbnb yasası” olarak bilinen düzenlemelerle birlikte kısa dönem kiralamalara ağır sınırlamalar getirildi.
Dayanak gösterilen mevzuat ise 7464 sayılı Kanun ile bağlantılı olarak yürürlüğe konulan turizm amaçlı konut kiralama düzenlemeleridir.
Kağıt üzerinde bakıldığında amaç “kayıt dışılığı önlemek” ve “düzen sağlamak” olarak anlatılıyor. Peki sahada ne oldu?
Bu düzenleme en çok kimi vurdu?
Otelleri değil. Büyük zincirleri değil.
Yılda üç gün izin yapabilen dar gelirli aileleri vurdu.
Ve özellikle muhafazakâr yaşam tarzını benimseyen, gözlerden uzak, korunaklı, kendi mahremiyet alanında tatil yapmak isteyen aileleri…
Bu aileler lüks istemiyor.
Gösteriş istemiyor.
Sadece kendi değerleriyle uyumlu, güvenli bir ortamda çocuklarıyla birkaç gün nefes almak istiyor.
Bugün getirilen izin şartları, kat maliklerinin oy birliği zorunluluğu ve ağır para cezaları, küçük mülk sahiplerini sistemin dışına itti. Sonuç ne oldu?
Korunaklı evler kapandı.
Arz daraldı.
Fiyatlar yükseldi.
Ve yine dar gelirli aile tatilden vazgeçti.
Bu mesele sadece bir kiralama meselesi değildir.
Bu mesele ailelerin tercih hakkıdır.
Bu mesele ekonomik adalettir.
Bu mesele yerel esnafın, temizlik personelinin, bakım işçisinin, üreticinin kazancıdır.
Turizm sadece beş yıldızlı otellerden ibaret değildir.
Turizm; küçük işletmecinin, aile apartmanının, müstakil ev sahibinin de geçim kapısıdır.
Elbette denetim olsun.
Elbette kayıt olsun.
Ama çözüm yasaklayarak değil, düzenleyerek olur.
Muhafazakâr ailelerin korunaklı tatil tercihini ortadan kaldırmak sosyal bir fayda üretmez. Aksine, insanları ya kayıt dışına iter ya da tamamen sistemden çıkarır.
Biz ayrıcalık istemiyoruz.
Biz imtiyaz istemiyoruz.
Biz sadece yılda üç günlük iznimizi geri istiyoruz.
Korunaklı evlerimizi geri istiyoruz.
Ailelerin mahremiyetine saygı gösterilmesini istiyoruz.
Düzenleme adı altında özgürlüklerin daraltılmasını değil, hakkaniyetli bir sistem istiyoruz.
Turizm politikası toplumun tüm kesimlerini kapsamalıdır.
Aksi halde kaybeden sadece mülk sahipleri değil, ailelerin hayalleridir.
Ve unutulmamalıdır:
Tatil lüks değildir.
Aile için nefes almaktır.