Muğlada Seralar Yıkıldı, Umutlar Çamura Gömüldü
Muğla’da Sel Gider, Yara Kalır mı?
Muğla son günlerde sadece yağmur almadı… Emek aldı, umut aldı, alın terini aldı.
Zaten geçim mücadelesi veren insanlar bir de sel ve fırtınayla sınandı. Seralar yıkıldı. Aylarca emek verilen fideler, büyütülen sebzeler bir gecede çamurun altında kaldı. Üretici sabah serasına değil, enkazına gitti.
Bu sadece bir “doğal afet haberi” değildir.
Bu, üretimin can damarına inen bir darbedir.
Bugün Muğla’nın birçok ilçesinde çiftçi çaresiz. Borç var, kredi var, gübre var, mazot var… Ama ürün yok. Ürün olmayınca gelir yok. Gelir olmayınca ayakta kalma ihtimali yok.
Şunu açıkça söylemek gerekir:
Çiftçi ayakta kalmazsa sadece köy değil, şehir de kaybeder. Pazardaki fiyat artışının, marketteki etiketlerin arkasında işte bu yıkımlar vardır.
Afet olur, doğanın önüne geçilemez.
Ama mağduriyetin önüne geçilebilir.
Bugün yapılması gereken bellidir:
Acil hasar tespiti.
Hızlı nakdi destek.
Faizsiz kredi ve borç ertelemesi.
Gerçekçi ve kalıcı çözüm.
Muğla üretim yapar, Türkiye kazanır.
Muğla susarsa, sadece bir şehir değil, bir üretim zinciri susar.
Bu çağrı siyasetin değil, vicdanın çağrısıdır.
Bu talep ayrıcalık değil, hakkın teslimidir.
Sel bir gün diner.
Ama yaralar sarılmazsa, o iz uzun yıllar kalır.
Şimdi karar zamanı.
Ya üreticinin yanında olunacak…
Ya da yıkılan seraların altında sadece sebzeler değil, umutlar da kalacak.