26 Şubat 2026
YAZARLAR

KÖYCEĞİZ BATIK KENT , GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE UZANAN BİR GİZEM

YAYINLAMA:
KÖYCEĞİZ BATIK KENT , GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE UZANAN BİR GİZEM

     Göl sessizdir… Ama bazı sessizlikler vardır ki, içinde binlerce yılın çığlığını saklar.
Bugün Muğla’nın incisi olarak bildiğimiz Köyceğiz Gölü’nün dingin yüzeyine bakarken çoğumuz manzarayı görürüz.

 

       Rivayete göre: Köyceğiz Gölü’nün derinliklerinde antik bir yerleşim bulunur.
Büyük bir deprem ya da ilahi bir felaket sonrası şehir sular altında kalmıştır.
Sessiz gecelerde gölden çan sesleri duyduğunu iddia edenler vardır.
Balıkçıların ağlarına “taş işçiliği gibi” görünen parçalar takıldığı anlatılır. Gölün derinliklerinde bir şehir uyur… Taş sokakları, sütunları, tapınaklarıyla Batık Kent.
Anlatılanlara göre, bir zamanlar bu topraklarda bereketli, zengin ve gururlu bir kent vardı. Ticaret gelişmiş, hayat hareketliydi. 


       Sonrası mı?
Toprak sarsıldı, sular yükseldi. Bir gece vakti, şehir kaderine teslim oldu. Evler, yollar, meydanlar gölün altına gömüldü. Sabah olduğunda, yaşamın sesi susmuştu. Geriye yalnızca suyun altındaki taşlar ve kuşaktan kuşağa aktarılan bir uyarı kaldı.


      Bilim mi, Efsane mi?
Batık Kent’in varlığı kesin olarak kanıtlanmış mıdır? Hayır.
Ama balıkçıların anlattıkları, dalgıçların “taşa benzeyen düzenli yapılar gördük” sözleri ve bölgenin jeolojik geçmişi bu söylemleri tamamen hayal olmaktan çıkarır.
Aslında bu noktada önemli olan soru şudur:
Gerçekten bir şehir var mıydı?
Yoksa bu anlatı, insanlığın doğayla kurduğu yanlış ilişkinin sembolik bir hikâyesi mi?
Bugün gölü besleyen derelere baktığımızda, çevre kirliliğini, betonlaşmayı, bilinçsiz yapılaşmayı görüyoruz. Doğa, sabırlıdır ama unutmaz. Bir zamanlar sulara gömüldüğü söylenen şehir, belki de şunu fısıldar:
“Beni yok eden sizdiniz. Aynı hatayı tekrarlamayın.” Korunmayan Her Şey Batmaya Mahkûmdur.

 

        Belki gölün dibinde gerçekten bir şehir vardır… Belki de yoktur.
Ama kesin olan bir şey var: Belki de Batık Kent hâlâ oradadır…
Gölün dibinde, üzeri yosunla örtülmüş bir kapı hâlâ kapalı duruyordur. Belki bir gece, su çekildiğinde ya da cesur bir dalgıç biraz daha derine indiğinde, taşlara kazınmış bir uyarı gün yüzüne çıkacaktır. O zaman anlayacağız ki bu kent yalnızca batmadı; bilerek sustu. Çünkü bazı şehirler yıkılmaz, yalnızca sabırla izler. Ve Köyceğiz Gölü, gün gelip insanlığa son dersini vermek için, sırrını hâlâ saklıyor olabilir…

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *