Ne Bir Eksik, Ne Bir Fazla: Yaşamın Ortak Paydası
Geçen gün sokakta yürürken bir durakta bekleyenleri izledim. Yan tarafta ise bir sokak köpeği, başını patilerinin arasına almış, gelip geçenlerin telaşını büyük bir sükunetle seyrediyordu. O an zihnimde hep o malum soru yankılandı: Hangimiz daha değerliyiz?
Modern dünya bizi keskin çizgilerle ayırmayı seviyor. Bir tarafta "önce insan" diyen, merkeze kendi türünü koyan rasyonalizm; diğer tarafta "can candır" diyerek hiyerarşiyi reddeden bir duyarlılık. Peki, birinin değerini diğerinin değersizliği üzerine kurmak zorunda mıyız?
Üstünlük Mü, Sorumluluk Mu?
İnsanı "en değerli" kılan şeyin zekası, kurduğu medeniyetler ve sanatı olduğunu savunuruz. Evet, bizler düşünen, planlayan ve inşa eden canlılarız. Ancak bu "üstünlük", bize diğer türler üzerinde tahakküm kurma hakkı mı verir, yoksa onları koruma sorumluluğu mu yükler?
Gerçek şu ki; bir insanın değeri, kendisinden daha güçsüz olan bir canlıya (bu bir kedi, bir kuş veya bir sokak köpeği olabilir) gösterdiği şefkat kadardır. Evimizin neşesi olan bir dostun gözlerine baktığınızda, orada sadece "bir hayvan" değil, saf bir sadakat ve yaşam arzusu görürsünüz. O bakış, aslında insanın merhamet sınavıdır.
Değer Yarıştırılmaz, Paylaşılır
Hayvanların "fayda" üzerinden değerlendirildiği o eski dünyayı geride bırakmalıyız. Onlar bize hizmet ettikleri veya bize benzedikleri için değil; sadece var oldukları, acı çekebildikleri ve sevebildikleri için değerlidir.
İnsanın değeri ise "insan kalabilme" becerisinden gelir. Bir kedinin mırıltısında huzur bulamayan, bir köpeğin kederini hissetmeyen bir "insanlık", aslında kendi özünden bir şeyler kaybetmiş demektir.
Sonuç Olarak…
Soru "İnsan mı değerli, hayvan mı?" olmamalı. Soru şu olmalı: “Yaşamın kendisine ne kadar saygı duyuyoruz?”
Doğa bir piramit değil, birbirine bağlı halkalardan oluşan bir zincirdir. Halkalardan birini kopardığımızda, tepede oturduğunu sanan insanın da dengesi bozulur. Sonuçta bizler bu gezegeni paylaşan yol arkadaşlarıyız. Birimizin acısı dindiğinde, dünya hepimiz için daha yaşanabilir bir yer olur.
Çünkü sevgi hiyerarşi tanımaz; sadece kalpte yer açar.
