22 Şubat 2026
İLETİŞİM KÜNYE

Bir çocuktan mektup var...

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:
Bir çocuktan mektup var...

Sevgili Anneciğim,
 

Sizinle nasıl iletişim kurarsam beni dinler ve dikkate alırsınızı bilemediğim için, size mektup yazmaya karar verdim. Umarım bu mektubu anlar ve saklarsınız ta ki ben çocuk sahibi olana kadar. O vakitte mektubu bana verirseniz belki benim için de güzel hatırlatma olur.

Bana, doğduğumdan beri otoritenin ne olduğunu parmak sallayarak, kızarak hatta bazen tartaklayarak, otoriteye asla karşı çıkılmaması gerektiğini öğrettin. Ben fikrimi söylemek istedim, sen ya susturdun ya da dinlemedin. Ben de konuşMAmayı öğrendim.
Okula başladım, öğretmenime itiraz etMEmeyi öğrendim.
Haksız yere azarlansam da, susmayı öğrendim.
Sana oyunlarımı ve hayallerimi anlatmak istedim, ancak senin hiç vaktin yoktu... Ya börek yapıyordun, ya da komşuyla, arkadaşınla günde kahve içiyordun. Evet, benimle ilgileniyordun, ancak sorduğun sorular 'ellerini yıkadın mı?' 'Okulda yemeğini yedin mi?' 'Sınavdan kaç aldın' dan ibaretti. Sen başka birşeyimle ilgilenmiyordun.
Ben de oyunlarımı kendime saklamayı öğrendim... 
Kantinde sırada bekledim, bekledim, bekledim, ancak tostumu bir türlü zamanında alamadım, çünkü herkes önüme geçiyordu. Ben de sıra bekleMEmeyi öğrendim.
Bazı arkadaşlarım kavga çıkardı bana vurdu. Sen de bana 'sana vurana sen de vur'u öğrettin. Ben de öyle yaptım. Şiddeti öğrendim.
Resimler yaptım, gözucuyla bakıp çok sevinmiş gibi yaptın. Ben de bunu anladım... Tekrar denedim; resim yaptım, tekrar resim yaptım...
ancak okuldaki resim dersinde de öğretmenim resim yerine Matematik işleyince çok garipsedim. Sonunda resim yapMAmayı öğrendim.
Hikaye yazmam gerekti... Sana sordum, sen bazen yaz işte birşeyler dedin bazen ise benim yerime sen yazdın. Keşke anneciğim beni de biraz düşündürüp, hayal gücümü nasıl kullanabileceğimi bana öğretseydin. Sonunda hayal kurMAmayı öğrendim.
Bana hep kitap oku dedin, bazen beni zorladın, ancak ben senin hiç kitap okuduğunu görmedim. Sana okumak istedim, zamanın yoktu. Okuduklarımı anlatmak istedim pek dinlemedin. Sonunda ben de okuMAmayı öğrendim.
Sana dinimizi sordum, bana Allah'tan ve peygamberden bahsettin. Cennet'ten ve Cehennem'den bahsettin. Yasaklardan bahsettin. Ben çok fazla birşey anlamadım, herhalde çok küçük oluşumdandı. Bana hiç dinimizin ilk emri olan OKU'dan bahsetmedin. Sahi anne, sen niye dinimizin ilk emrini yerine getirmiyorsun?
Anneciğim, ben şimdi büyüdüm ve görüyorum ki hiçbir şey üretemiyoruz, fikir yürütemiyoruz, yanlış gördüklerimize, otoriteye itiraz edemiyoruz, ne somut ne de soyut üretim yapamıyoruz. Pek te düşünemiyoruz sanki... Sen de benden çok memnun değil gibisin, 'bir baltaya sap olamadı' dediğini duydum komşuya.
Keşke anneciğim sen de benim oyunlarıma ve duygularıma biraz daha zaman ayırabilseydin...
Keşke anneciğim, ben bir öğün daha az yemek yeseydim, ellerim kirli kalsaydı, sınavlarım kötü geçseydi, ama düşünmeyi, hayal etmeyi, üretebilmeyi öğrenseydim. OKU'mayı öğrenseydim. Çünkü o zaman önüme ilk çıkan hocanın dediklerine göre müslüman, ilk çıkan siyasetçinin dediklerine göre vatandaş olmaz, hem okuyup düşünebilen doğru bir insan, hem de aklını kullanıp üretebilen bir vatandaş olurdum. Kısacası verimli bir insan olurdum.

Sevgili Babacığım
Sana yazacak birşey bulamadım çünkü sen zaten genelde benim hayatımda çok az bulunabildin. Hep çalıştın, eve geldiğinde de genelde televizyonun önünde yattın, haber veya maç seyrettin. Bazen annemin zoruyla benimle sinemaya gittin. Keşke sen de evde bulunduğun sürenin büyük bir kısmını benimle geçirseydin. Sanki o zaman özgüvenim yerinde olur, gücümü daha iyi hissederdim.

Ama olsun... Ben ikinizi de çok ama çok seviyorum ve hakkımı size helal ediyorum.

Abim askere gidip şehit olursa vatan sağolsun deriz...

Ablam ise evlenip kocasından şiddet görüp itiraz edemezse, sabret kızım deriz...

Yöneticilerimiz kafalarımıza vurup ekmeğimizi alırsa, buna da kader deriz…

Sevgiyle kalın.

@hanifegumrukcu

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *