Köyceğiz’in Suyu Ne Çabuk Değersiz Oldu?

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:
Köyceğiz’in Suyu Ne Çabuk Değersiz Oldu?

 

Bilinçli Sulama Unuttuk… 

Mayıs ayının ortasındayız. Yaz, Muğla’nın o bildik sıcağıyla, tüm cömertliğiyle kapımızı çaldı. Köyceğiz Gölü’nün serinliği, narenciye bahçelerinin kokusu içimizi ferahlatırken, sokaklarda boy gösteren o tanıdık manzara içimizi sızlatmaya yetiyor: Harıl harıl, acımasızca harcanan su tonları…

​Daha birkaç ay önce "Kuraklık kapıda mı?", "Barajlar alarm veriyor", "Yarın içecek su bulabilecek miyiz?" diye endişeyle birbirimize bakmıyor muyduk? Ne çabuk unuttuk o endişeli günleri? Gökyüzünden düşen iki damla yağmur, sanki tüm su kaynaklarımızı sonsuza kadar garantilemiş gibi bir rehavete yol açtı.

​Sokaklardaki İsraf Manzaraları

​İlçenin dört bir yanında, oto yıkamacılarda ya da evlerin önünde dakikalarca boşa akan hortumları görmek artık sıradanlaştı. Tozlanan bir aracı temizlemek, sanki akan o can suyundan, geleceğimizden daha önemliymiş gibi davranılıyor. Sadece araç yıkamak da değil; kaldırımları nehir gibi yıkayanlar, bahçesini hunharca sulayanlar…

Gerçek şu ki: Su, musluğu her çevirdiğimizde sonsuza kadar akacak bir lüks değil; her damlası saygıyı hak eden bir yaşam kaynağıdır.
 

​Köyceğiz, doğasıyla, yeşiliyle, suyuyla nefes alan bir cennet. Ancak bu cennetin baki kalması, bizim onu nasıl koruduğumuzla doğrudan bağlantılı. "Benim ödediğim fatura" mantığıyla bakarak suyu hoyratça harcamak, sadece bugünün bütçesini değil, yarının çocuklarının hakkını gasp etmektir.

​Ne Yapmalı?

​Bu gidişata "dur" demek için toplumsal bir silkelenmeye ihtiyacımız var. Alabileceğimiz basit ama etkili önlemleri hatırlayalım:

  • Oto Yıkamada Tasarruf: Araçlarımızı ev önlerinde saatlerce hortum tutarak yıkamak yerine, suyu geri dönüştüren veya minimum su tüketen profesyonel sistemleri tercih etmeliyiz.
  • Bilinçli Tarım ve Bahçe Sulama: Bahçelerimizi gün ortasında, suyun en çok buharlaştığı saatlerde değil; akşamüstü veya sabahın erken saatlerinde sulamalıyız. Mümkünse damlama sistemlerine geçmeliyiz.
  • Toplumsal Otodenetim: Çevremizde gördüğümüz su israfına karşı tatlı dille de olsa uyarıda bulunmalı, farkındalığı mahallemizden başlatmalıyız.

​Unutmayalım…

​Yazın gelişi hepimize neşe vermeli, kuraklık korkusuyla gelen bir hüzün değil. Köyceğiz’in doğasına hayran kalırken, o doğayı besleyen damarları kendi ellerimizle kurutmayalım.

​Su yok diye düşünmek bu kadar çabuk unutulmamalı. Çünkü su bittiğinde, unutacak bir yarınımız da kalmayacak.

Son Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız