Bilinçaltı ve Fiziksel Şifa
Vücudunuz Konuşuyor, Onu Dinliyor musunuz? Bilinçaltı ve Fiziksel Şifa
Pervin Karatay Boyraz
Geride bıraktığımız beş günde bilinçaltının derinliklerine indik, atalarımızla helalleştik ve dramalarla ruhumuzun sahnesini kurduk. Bugün ise en yakınımızdaki rehbere, yani bedenimize odaklanacağız. Birçoğumuz başımız ağrıdığında, dizimiz sızladığında veya midemiz yandığında hemen bir ilaçla o sesi susturmaya çalışırız. Oysa bedenimiz, ruhumuzun görünen kısmıdır ve o susmaz; sadece şekil değiştirir.
Hastalıklar: Ruhun Mesaj Paketleridir
Bilinçaltı, dile getiremediğimiz, yuttuğumuz veya bastırdığımız her duyguyu bedende bir yere "park eder". Eğer bir öfkeyi sindiremediyseniz o mide yanması olur; eğer hayatın yükünü tek başınıza sırtlamaya çalışıyorsanız o bel fıtığına dönüşür. Biz buna "Psikosomatik" diyoruz ama benim dilimde bunun adı: Bedenin dürüstlüğü.
Dilimiz yalan söyleyebilir, "İyiyim" diyebiliriz. Ama beden asla yalan söylemez. Bilinçaltı okuma uzmanlığı tam da burada devreye girer; biz bedendeki o ağrının ardındaki duyguyu ve o duygunun hangi hayvan sembolüyle kilitlendiğini okuruz.
Semboller Bize Ne Anlatıyor?
Bilinçaltı okuma seanslarımızda, fiziksel blokajların altında yatan sembolleri dönüştürdüğümüzde bedenin de gevşediğine şahit oluruz. Birkaç örnekle açıklayalım:
- Omuz ve Sırt Ağrıları: Genelde "taşıyamayacağımız kadar yük" aldığımızda ortaya çıkar. Bilinçaltında kendinizi ağır bir yükün altında ezilen bir fil veya dünyayı sırtında taşıyan bir dev gibi görüyorsanız, o ağrı geçmez. Biz o fili özgürleştirdiğimizde, omuzlarınızdaki yük de hafifler.
- Diz ve Bacak Sorunları: Geleceğe gitmekten korkuyor musunuz? Yoksa birine boyun eğmek mi istemiyorsunuz? Eğer bilinçaltınızda "donup kalmış bir tavşan" sembolü varsa, adımlarınız sizi istediğiniz yere götürmez.
- Boğaz Sıkıntıları: Söyleyemedikleriniz boğazınızda düğümlenir. Kendini ifade edemeyen birinin bilinçaltı vizyonunda genelde "kabuğuna çekilmiş bir kaplumbağa" veya "boğazı sıkılmış bir kuş" belirir.
Blokajı Çözmek, Şifayı Başlatmaktır
Bilinçaltındaki o negatif duyguyu (blokajı) bir hayvan sembolüyle somutlaştırıp, onu sevgiyle dönüştürdüğümüzde; bedenimizdeki enerji akışı tekrar normale döner. Bu bir sihir değil, bu ruhun kendi kendini iyileştirme gücüdür.
Köyceğiz’in şifalı doğası, kaplıcaları ve havası bedenimize harika gelir. Ancak içerideki o "duygusal zehri" boşaltmadığımız sürece, dışarıdan gelen şifa tam olarak yerleşemez.
Kendi Bedeninizi Okuyun
Bugün kendinize bir saniye ayırın. Bedeninizde sürekli sinyal veren o bölgeye odaklanın ve sorun: "Eğer bu ağrı bir hayvan olsaydı, hangisi olurdu?" Gözünüzün önüne gelen o ilk görüntü, şifanızın ilk adımıdır.
Yarın, bu yazı dizimizin devamında, hayat kalitemizi belirleyen en önemli unsurlardan biri olan "Dil Kalıpları ve Kelimelerin Büyüsü" konusuna gireceğiz. Ağzımızdan çıkan o masum kelimeler, nasıl oluyor da kaderimizi yazıyor?
Bedeninizin size fısıldadığı güzellikleri duyduğunuz, sağlıklı bir gün dilerim...
Dipnot: "Bu yöntem tıbbi tedavi yerine geçmez, tamamlayıcı ve ruhsal bir farkındalık sürecidir"