Köyceğiz Haber Gündem Muğla Veli-Der’den Sert Çıkış: Okullarda Can Güvenliği Kalmadı!

Muğla Veli-Der’den Sert Çıkış: Okullarda Can Güvenliği Kalmadı!

Öğrenci Veli Derneği Muğla Şubesi, okullarda artan şiddet olaylarına tepki göstererek Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'i istifaya davet etti.

Muğla’da eğitim camiası ve veliler, son günlerde okullarda yaşanan ve can kayıplarıyla sonuçlanan şiddet olayları nedeniyle büyük bir infial içerisinde. Öğrenci Veli Derneği (Veli-Der) Muğla Şubesi, 14-15 Nisan tarihlerinde Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’taki eğitim kurumlarında meydana gelen kan dondurucu saldırılara ilişkin zehir zemberek bir açıklama yayımladı. Veliler, eğitim yuvalarının artık çocukları için güvenli alanlar olmaktan çıktığını belirterek, yaşananları "Üzgünüz, öfkeliyiz, endişeliyiz" sözleriyle özetledi. Okul koridorlarının şiddet mahaline dönüşmesine tepki gösteren dernek üyeleri, yetkilileri acil önlem almaya çağırdı.

Eğitim Kurumlarında Sistem Çöktü: Bir Öğretmen ve Sekiz Öğrenci Kayıp

Veli-Der Muğla Şubesi tarafından yapılan açıklamada, son iki gün içerisinde yaşanan saldırıların bilançosu bir kez daha hatırlatıldı. Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta düzenlenen saldırılarda bir öğretmenin ve sekiz öğrencinin yaşamını yitirdiği, 25 kişinin ise yaralandığı gerçeği, eğitim sistemindeki güvenlik zafiyetini gözler önüne serdi. Dernek yönetimi, bu olayların asla "münferit" vakalar olarak değerlendirilemeyeceğini, aksine okulların savunmasız bırakıldığı sistemsel bir sorunun sonucu olduğunu vurguladı. Veliler, çocuklarını her sabah okula gönderirken duydukları endişenin artık dayanılmaz bir boyuta ulaştığının altını çizdi.

Açıklamanın devamında, okulların fiziksel güvenliğinin sağlanamamasının yanı sıra, toplumsal şiddetin okul duvarlarının içine sızmasına izin verildiği ifade edildi. Eğitim emekçilerinin ve öğrencilerin can güvenliğinin pamuk ipliğine bağlı olduğunu söyleyen Muğla Veli-Der üyeleri, bu trajedilerin sorumlusunun sadece saldırganlar değil, şiddeti besleyen politikalara göz yuman yönetim anlayışı olduğunu iddia etti. Toplumun her kesimine yayılan şiddet sarmalının, en korunaklı olması gereken eğitim kurumlarını bile hedef alması, velilerin öfkesini daha da tırmandırdı.

Ulusal Eylem Planı Çağrısı ve Bakan Tekin’e İstifa Talebi

Şiddetin artık toplumsal bir kriz haline geldiğini belirten veliler, sadece kapıya güvenlik görevlisi dikmenin ya da kamera sayısını artırmanın bu sorunu çözmeyeceğini dile getirdi. Muğla Şubesi, eğitimden sosyal hizmetlere, emniyetten yerel yönetimlere kadar tüm kurumların içerisinde yer alacağı kapsamlı bir "Ulusal Eylem Planı" oluşturulması gerektiğini savundu. Bu planın, şiddetin kökenine inen, önleyici ve bilimsel temellere dayanan bir yapıda olması gerektiği vurgulandı. Dernek, okullardaki rehber öğretmen ve psikolojik danışman eksikliğinin, çocukların ruhsal durumlarının takip edilememesine ve bu tür patlamaların önceden sezilememesine yol açtığını belirtti.

Bilimsel Eğitim Politikası ve Kapsayıcı Çözüm Şart

Eğitim politikalarının bilimsel ve laik temelden uzaklaşmasının okullardaki barış ortamını bozduğunu savunan veliler, çözümün ancak kapsayıcı bir anlayışla mümkün olacağını ifade etti. Açıklamanın en dikkat çekici noktası ise doğrudan Milli Eğitim Bakanlığı’na yönelik oldu. Veli-Der Muğla Şubesi, yaşanan can kayıplarının ve okul güvenliğinin hiçe sayılmasının sorumluluğunu üstlenmesi gerektiğini belirterek, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in istifasını talep etti. Bakanlığın olaylar karşısındaki sessizliğine ve yetersiz kaldığı iddia edilen politikalarına tepki gösteren grup, "Çocuklarımızın canını koruyamayanlar o koltuklarda oturmamalı" diyerek taleplerini yineledi.

Köyceğiz Haber ailesi olarak, eğitimde yaşanan bu kara günlerin derin üzüntüsünü yaşıyoruz. 16.04.2026 tarihi itibarıyla velilerin yükselen bu çığlığına kulak verilmesi ve okulların yeniden bilimle, sevgiyle ve en önemlisi güvenle anılan yerler haline gelmesi tek temennimizdir. Hayatını kaybeden öğretmenimize ve evlatlarımıza Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyoruz. Muğla’dan yükselen bu "imdat" çağrısının Ankara’da karşılık bulup bulmayacağını, bakanlığın atacağı somut adımları yakından takip etmeye devam edeceğiz. Hiçbir başarı, bir çocuğun gülüşünden ve canından daha kıymetli değildir.

YORUM YAZIN
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız