Muğla’nın hayalet köyü Meyistan: Efsaneler mi gerçekler mi?
Muğla’nın Yatağan ilçesine bağlı Kapubağ Mahallesi sınırları içerisinde yer alan ve yaklaşık 150 yıllık köklü bir geçmişe sahip olan Meyistan Köyü, son yıllarda bölge halkı ve sosyal medya kullanıcıları arasında dolaşan ürpertici hikayelerle yeniden gündeme oturdu. Bir zamanlar cıvıl cıvıl bir yaşamın sürdüğü ancak yıllar önce tamamen terk edilerek adeta bir hayalet şehre dönüşen bu yerleşim yeri, günümüzde "Cinli Köy" veya "Korku Köyü" gibi tekinsiz sıfatlarla anılıyor. Taş mimarinin en güzel örneklerini barındıran köy, boş sokakları ve sessizliğe bürünmüş evleriyle ziyaretçilerinde hem hayranlık hem de derin bir ürperti uyandırıyor.
"Cinli Köy" Efsaneleri ve Metafizik Söylentiler
Bölge halkı arasında kulaktan kulağa yayılan iddialara göre, köyün terk edilmesinin ardında sadece ekonomik nedenler değil, aynı zamanda metafizik varlıkların baskısı yatıyor. Gece vakti köyün yakınlarından geçenler, boş sokaklardan gelen feryat figan sesler duyduklarını ve pencerelerde silüetler gördüklerini iddia ediyor. Bu tür anlatılar, Meyistan’ın "paranormal olay meraklıları" için vazgeçilmez bir durak haline gelmesine yol açtı. Ancak taş işçiliğinin zarafetiyle inşa edilen ve onca yıla rağmen sapasağlam duran evlerin bu sessizliği, aslında çok daha farklı bir dramın izlerini taşıyor. Bilim insanları ve yerel tarihçiler, olayın perde arkasını çok daha somut verilere dayandırıyor.
Bilimsel Gerçek: Sosyo-Ekonomik Zorluklar ve Göç
Metafizik söylentilerin aksine, bilimsel araştırmalar Meyistan Köyü’nün boşalmasını tamamen sosyo-ekonomik nedenlere bağlıyor. Uzmanlar, köyün bulunduğu engebeli arazi yapısının tarım yapmayı imkansız kıldığını, su kaynaklarına olan uzaklığın ise yaşam standartlarını dayanılmaz hale getirdiğini belirtiyor. 1950'li yıllardan itibaren hızlanan şehirleşme akımı ve modern yaşam arayışı, köylülerin topraklarını terk ederek daha kolay iş imkanlarının bulunduğu merkezlere göç etmesine neden oldu. Uzmanlara göre, terk edilen yerlerdeki "boşluk hissi", insan zihninde bilinçaltındaki korku figürleriyle dolduruluyor ve bu da Meyistan gibi köylerin "cinli" olarak adlandırılmasına zemin hazırlıyor.
Bir Zaman Müzesi Olarak Korunmalı
Meyistan Köyü’ndeki taş yapıların günümüze kadar bozulmadan ulaşmış olması, bölgenin kuru iklimine ve o dönemdeki yüksek kaliteli taş işçiliğine bağlanıyor. Bugün bir harabeden ziyade, geçmişin mimari dokusunu yansıtan bir açık hava müzesini andıran köyün, bir "zaman müzesi" olarak tescillenmesi gerektiği vurgulanıyor. Köyceğiz Haber olarak yerinde yaptığımız incelemelerde, köyün sadece korku hikayeleriyle değil, aynı zamanda barındırdığı tarihi dokuyla da turizme kazandırılabileceğini gözlemledik. Gizemli atmosferiyle hem fotoğrafçıların hem de tarih meraklılarının ilgisini çeken Meyistan, Muğla’nın saklı kalmış kültürel miraslarından biri olarak korunmayı bekliyor.
Sonuç olarak; efsaneler her ne kadar ürpertici olsa da, Meyistan’ın gerçek hikayesi Anadolu’nun pek çok yerinde yaşanan göç ve terk ediliş hikayelerinden farksız görünüyor. Ancak bu durum, köyün o mistik ve tekinsiz havasından bir şey eksiltmiyor.