Köyceğiz’e Taşındık, İngiltere Havasına Yakalandık!

YAYINLAMA:
Köyceğiz’e Taşındık, İngiltere Havasına Yakalandık!

Ben nereden bileyim Muğla’nın bu kadar yağmurlu olduğunu! Bilseydim İngiltere’ye taşınırdım. En azından yağmurun memleketinde yaşadığımı bilir, ona göre psikolojik hazırlığımı yapardım!


İstanbul’un kalabalığından, trafiğinden, gürültüsünden kaçıp huzuru Köyceğiz’de bulmuşuz. Hayalimiz belli: Bol güneş, mis gibi hava, doğa, yürüyüşler, açık havada spor… Bir de sabah pencereden baktığımızda bizi karşılayan masmavi bir gökyüzü!
Peki, gerçekler ne söylüyor?
Gökyüzü gri, bulutlar yerleşik hayata geçmiş, yağmur da sanki Köyceğiz’e abonelik yaptırmış! Güneş ise arada bir görünüp kayboluyor. Herhâlde bizi özletmek istiyor!
Benim ruh hâlim de hava durumuna bağlı olduğu için işler biraz karışık. Hava kapalıysa benim de yüzüm kapalı. Yağmur yağıyorsa neşem şemsiyesini açıp bir köşeye çekiliyor. Güneş çıktığında ise yeniden hayata dönüyorum.
Anlayacağınız, benim mutluluk seviyemi ölçmek için psikoloğa gitmeye gerek yok. Meteoroloji raporuna bakmak yeterli!
 

BENİM MEVSİMİM BELLİ: İLKBAHAR VE YAZ!
Yanlış anlaşılmasın, kış mevsimiyle kişisel bir husumetim yok. Soğuk havayla aramızda biraz mesafe var, o kadar!
Ben mümkünse ilkbahar ve yaz mevsiminin hiç bitmediği bir dünyada yaşamak istiyorum. Çiçekler açsın, ağaçlar yeşersin, kuşlar ötsün, güneş yüzümüzü ısıtsın…
Sabah kalkınca kalın kıyafetler aramak yerine spor ayakkabılarımı giyeyim, kendimi dışarı atayım. Biraz yürüyüş, biraz doğa, biraz tenis… Hayat dediğin böyle güzel değil mi?
Ama gelin görün ki Köyceğiz’de sonbahar kapıyı çaldı mı, planlar da yavaş yavaş değişiyor.
Açık hava etkinlikleri erteleniyor, yürüyüş programları hava durumuna bağlanıyor, tenis maçları ise bir sonraki güne havale ediliyor.
Biz spor yapmaya hazırlanırken yağmur çoktan ısınma hareketlerine başlamış oluyor!

TENİS KULÜBÜNDE SON DURUM: RAKETLER BEKLEMEDE!
Gelelim en hassas konumuza…
Sevgili tenis kulübü arkadaşlarım, sesimi duyuyorsanız bilin ki yalnız değilsiniz!
Raketler hazır, ayakkabılar hazır, spor yapma isteği deseniz fazlasıyla hazır. Eksik olan tek şey, şu meşhur güneşli hava!
Sabah uyanır uyanmaz hava durumuna bakıyoruz. Yağmur var mı? Bulutlar dağılıyor mu? Kortlar oynanabilecek durumda mı?
Bir umut güneşe bakıyoruz, ardından telefonun hava durumu uygulamasını açıyoruz. Uygulama yağmur gösterince bütün hayallerimiz bir anda suya düşüyor. Kelimenin tam anlamıyla!
Bu gidişle tenis oynamaktan çok hava tahmininde uzmanlaşacağız. Hatta kulüp olarak bir meteoroloji birimi kursak hiç fena olmayacak.
Ama arkadaşlar, moral bozmak yok! Bu yağmurlar geçecek, güneş yine yüzünü gösterecek. Biz de yeniden kortlarda buluşacağız.
İlk maçımızda topu karşılayamazsak kusura bakmayın. Bir süredir raket değil, şemsiye tutuyoruz!

MANDALİNA VARSA UMUT DA VAR!
Neyse ki Köyceğiz’in bize sunduğu güzellikler bitmiyor.
Mandalina, portakal, limon… Bahçelerde olgunlaşan meyveler, etrafa yayılan mis gibi kokular ve doğanın bütün renkleri…
Köyceğiz’in insanı teselli etme konusunda gerçekten maharetli olduğunu düşünüyorum. Güneşi biraz esirgiyor ama mandalinayı bol veriyor!
İnsan şöyle bir bahçeye bakınca içi açılıyor. Ağaçların dallarındaki meyveler, toprağın bereketi, doğanın sakinliği…
İşte bütün bunlar, yağmurlu günlerin en güzel tarafı.
Zaten Köyceğiz’i sevmek biraz da bu değil mi? Her mevsimde ayrı bir güzellik bulabilmek. Sabah gölün manzarasına bakmak, doğanın kokusunu içine çekmek, kalabalıktan uzak bir hayatın kıymetini bilmek…
Elbette biraz güneş olsa hiç fena olmazdı. Ama her istediğimiz de hemen gerçekleşecek değil ya!

KÖYCEĞİZ GÖLÜNE DE BİR DUA, BİZE DE BİRAZ GÜNEŞ!
Yağmurun bereketini inkâr edecek değiliz. Toprak suya doysun, ağaçlar beslensin, doğamız canlansın. Yazın susuzluk endişesi yaşamayalım.
Ancak bir dileğimiz daha var: İnşallah bu kışı Köyceğiz Gölü’nde taşkın endişesi yaşamadan, huzur içinde geçiririz.
Yağmur yağsın ama hayatı zorlaştırmasın. Doğamız beslensin ama insanlarımız sıkıntı yaşamasın.
Biz de hem bereketli yağışların sevincini yaşayalım hem de güneşli günlerin tadını çıkaralım.
Çünkü doğa bazen bize ne kadar güzel bir yerde yaşadığımızı hatırlatırken bazen de hazırlıklı olmamız gerektiğini gösteriyor.

SON SÖZ: GÜNEŞ, BİZİ FAZLA BEKLETME!
Sevgili Köyceğizliler, zaman su gibi akıp gidiyor. Mevsimler değişiyor, günler geçiyor. Hayatın her döneminde kendimize küçük mutluluklar yaratmayı öğrenmemiz gerekiyor.
Yağmurda toprağın kokusunu sevelim, sonbaharda doğanın renklerini fark edelim, kışın mandalinamızı keyifle yiyelim.
Ama güneşli günleri beklemekten de vazgeçmeyelim!
Ben kendi adıma şimdiden baharın gelişini kutlamaya hazırım. Biraz erken olabilir ama ne yapayım, insanın içinde güneş sevgisi varsa takvim dinlemiyor!

Şimdilik şemsiyeler elimizde, mandalinalar soframızda, umutlarımız içimizde…
Köyceğiz güzel, Köyceğiz huzurlu, Köyceğiz her mevsim ayrı güzel.
Ama sevgili güneş…
Artık arada bir değil, biraz daha sık uğrasan hiç fena olmayacak!
Güneşli günlerde, buluşmak dileğiyle…

Son Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız