Modern Zamanlarda Yolculuk, Bir Uçak Kabininden Notlar

YAYINLAMA:
Modern Zamanlarda Yolculuk, Bir Uçak Kabininden Notlar

BİR BAYRAM YOLCULUĞU
 

Bayram telaşı geldi çattı. Herkesin yolu başka bir hikâyeye çıkıyor. Kimisi bavuluna güneş kremi koyup kısa bir kaçışın hayalini kurarken, kimisi çocukluğunun geçtiği sokaklara, annesinin mutfağına doğru yola çıkıyor. Terminaller dolup taşıyor; valizler, vedalar, kavuşmalar… Ve çocuklar… Onlar için bayram hâlâ en saf haliyle var: harçlıklar, şekerlerin renkli cazibesi ve içten gelen o tarifsiz sevinç.
 

Benim de bu bayram yolculuğunda, kendime verdiğim sözler bir bir aklıma geliyor: “Bu sefer sakin olacaksın.” Ama insan, bazen kendi zihninin en ikna edemediği yolcusudur. Uçak yükseldikçe, içimde de bir şeyler yükseliyor; kontrol edemediğim bir tedirginlik, tanıdık bir huzursuzluk…
 

Oysa ironik olan şu ki, bir yazar olarak en çok önerdiğim ulaşım biçimi uçak yolculuğu. Hızlı, konforlu ve modern dünyanın sunduğu en büyük kolaylıklardan biri. Fakat teori ile pratiğin yolları bazen gökyüzünde kesişmiyor. Ben sakinliğimi korumaya çalışırken, pilotun o klasik ama etkili anonsu yankılanıyor: “Türbülans ihtimaline karşı lütfen kemerlerinizi bağlayınız.” İşte o an… Kalbim biraz daha hızlı atıyor, zihnim ihtimaller üretmeye başlıyor.
Tam da o sırada, hayat küçük bir lütuf sunuyor. Yanımda oturan tatlı bir hanımefendiyle başlayan sohbet, zihnimin yönünü değiştiriyor. Konuşmak… Belki de insanın en kadim sakinleşme biçimi. Hikâyeler paylaşıldıkça korkular küçülüyor, dikkat başka limanlara yanaşıyor. Anlıyorum ki bazen en güçlü “sakinleştirici”, bir başka insanın varlığıdır.
Uçak kabini, farklı hayatların kısa süreliğine kesiştiği bir mikro evrendir. Yanınızdaki yolcuyla kurulan kısa bir diyalog bile, kaygıyı ciddi ölçüde azaltabilir. Çünkü insan, paylaştıkça hafifler.

Uçak inişe geçtiğinde, sadece bir şehir değişmez; insan bazen kendi içinde de küçük bir yolculuğu tamamlar. Ben bu bayram, korkularımla bir kez daha yüzleştim. 
Hayat, türbülanslı anlarla dolu bir yolculuk. Önemli olan, o sarsıntılarda bile dengede kalabilmek… 

Bayramlar ise sadece aynı sofraya oturmak değil, aynı duyguda buluşabilmektir. Sevdiğini söylemek için özel bir güne ihtiyaç yok belki ama, bayramlar o sözü daha içten, daha sahici kılar. Çünkü en güzel anılar, büyük kalabalıklarda değil; bir bakışta anlaşıldığın, bir dokunuşta hatırlandığın o küçük ama derin anlarda birikir. Ve insan anlar ki… Asıl bayram, birinin kalbinde kendine yer bulabildiğin yerdir.

Bayramda gönlünüz huzurla dolsun, yüzünüz hep gülsün, sevdikleriniz hep yanınızda olsun. Küçük anların büyük mutluluklara dönüştüğü, kalpten kalbe kurulan köprülerin hiç yıkılmadığı bir bayram diliyorum. Bayramınız mübarek olsun 🌙✨

Son Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız