KÖYCEĞİZ'DE İLKBAHAR, TOPRAĞIN KALBİ KIRMIZI ATIYOR
Köyceğiz’de İlkbahar, bugün 1 Mart. Takvimde küçük bir tarih gibi durur ama içimizde koca bir kapıyı aralar. İlkbaharın kapısıdır bu. Ve bazı şehirler vardır ki bu kapıdan girerken insana daha yüksek sesle “Hoş Geldin” der. Köyceğiz işte onlardan biri.
Bu mevsimde Köyceğiz başka bir güzeldir. Toprak uyanmıştır. Her yerde kırmızı gelincikler… Aceleleri yokmuş gibi salınırlar rüzgârda. Rengârenk çiçekler, sanki hayata dair tüm renkleri yeniden hatırlatmak ister. Hava tam kararındadır; ne üşütür ne bunaltır. İnsana “dur” der, “bir nefes al”.
İlkbahar sadece bir mevsim değildir aslında. Bir ruh hâlidir. Kış boyunca içimize çektiğimiz yorgunluk, kaygı, sessizlik; hepsi yavaş yavaş çözülür. Günler uzadıkça umut da uzar. Küçük bir adımla, küçük bir niyetle.
Bugünlerde dünyada ve ülkemizde her şey çok karışık, çok gürültülü. Kırılan kalpler, yetişmeyen hayaller, ertelenen mutluluklar… Ama doğa bize başka bir dilde konuşur. “Bak,” der, “yeniden başlamak mümkün.” Bir gelincik, taşın arasından nasıl çıkıyorsa; umut da en sert zamanlardan filizlenir.
Birbirimize biraz daha yumuşak bakalım. Sert kışlardan geçen insanlarız hepimiz. Daha az yargı, daha çok anlayış… Daha az acele, daha çok şükür. Yaşama sevinci; büyük başarıların değil, küçük fark edişlerin içinde saklıdır. Ilık bir rüzgârda, çiçek kokusunda, selamlaşan iki insanda…
1 Mart bize şunu hatırlatsın: Hayat hâlâ güzel şeyler sunuyor. Umut, takvim yapraklarıyla birlikte yenileniyor. Yeter ki gözümüzü açalım, kalbimizi biraz aralayalım. Köyceğiz’de ilkbahar başlamışsa, içimizde de başlasın.