Köyceğiz’de Güneşli Bir Sabahın Hüzünlü Vedası

YAYINLAMA:
Köyceğiz’de Güneşli Bir Sabahın Hüzünlü Vedası

KÖYCEĞİZ'DE BİR VEDA BUSESİ

Bazı sabahlar güneş ne kadar parlak doğarsa doğsun, insanın içine düşen gölgeyi aydınlatamaz. Köyceğiz otogarında, iki âşığın sessiz vedasında olduğu gibi… Biri gitmek zorunda kalan, diğeri kalıp bekleyen; aynı aşkın içinde iki ayrı yalnızlık yaşayanların hikâyesi bu.

Ayrılıklar… İnsan hayatının en ağır imtihanlarından biri. Ne kadar güçlü olursanız olun, bazen bir vedanın karşısında dizlerinizin bağı çözülür. Çünkü bazı gidişler vardır; ardında sadece bir boşluk değil, aynı zamanda tamamlanmamış bir hikâye bırakır.

Güneşli bir pazar sabahıydı. Köyceğiz otogarı, her zamanki gibi sıradan bir hareketliliğin içindeydi. Ama o kalabalığın ortasında iki kalp, kendi sessiz vedasını yaşıyordu. Genç bir kadın, gözlerinde saklamaya çalıştığı bir hüzünle el sallıyordu. Dudaklarında zoraki bir tebessüm, içinde ise kopan fırtınalar…

Adam gitmek zorundaydı. Hayat bazen insanı sevdiğinden uzaklara savurur; sorumluluklar, iş, gelecek kaygısı… Hepsi birer zorunluluk gibi dizilir önünüze. Gitmek istemezsiniz ama kalamazsınız da. İşte o an, aşk ile hayat arasında sıkışıp kalırsınız.

Kadın kalıyordu. Köyceğiz’in dingin sularına, sabah serinliğine, alıştığı sokaklara… Ama aslında hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktı. Çünkü sevdiği adam, o otobüsle birlikte sadece kilometrelerce uzağa değil, aynı zamanda hayatının içinden de çekip gidiyordu.

Otobüs hareket ettiğinde zaman bir anlığına durur gibi oldu. Göz göze geldiler son kez. Söylenmemiş cümleler, tutulmuş ellerin hatırası, yarım kalmış sarılmalar… Hepsi o kısa bakışın içine sığdı. Belki de en çok o anda anladılar; aşk bazen kavuşmak değil, sabretmektir.

Peki kim daha çok acı çeker? Giden mi, kalan mı?

Giden, ardında bıraktığı sevgiyi düşünerek her gece biraz daha eksilir. Yabancı şehirlerde, kalabalıklar içinde yalnız kalır. Kalan ise her köşede bir hatıraya çarpar; birlikte geçilen yollar, edilen sohbetler, paylaşılan hayaller… Her şey ona onu hatırlatır.

Kadın, omzunda hayatın yüküyle yaşamaya devam edecektir. Adam, uzaklarda bir gelecek kurmaya çalışırken kalbini geride bıraktığını bilecektir. Ve zaman… Her zamanki gibi sessizce akıp gidecektir.

Ama bazı aşklar vardır ki mesafelerle ölçülmez. Araya yollar girse de, şehirler değişse de, kalpler aynı yerde atmaya devam eder.

Belki bir gün…

Yine güneşli bir sabah olur.

Yine bir otogar… ama bu kez bir veda değil, bir kavuşma yaşanır.

Kim bilir?

Bazı hikâyeler yarım kalmaz, sadece biraz gecikir.

Son Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız